Yayla Kültürü (Nerdeyse Unutulmuş ….)

Yayla Kültürü   (Nerdeyse Unutulmuş ….)

Köylerimizde tabiiki bugünkü gibi , az sayıda kişi yaşamıyordu.Filmler de veya dizilerde olduğu gibi özellikle Karadeniz de görüldüğüne kanaat getirdiğimiz bu kültürün aslında yıllarca köyümüzde nasıl yaşandığını daha güngörmüş kişilere sorarak öğrendik.”Yayla” deyince hemen yaşlılarımız bir of çekiyor.Neler yaşadık evladım diyerek devam ediyor.Ve anlatmaya başlıyor.. Köy ilkbaharın başlangıcıyla farklı bir değişime ve taşınmaya hazırlanıyor.Ayavacık,Köktaşardı,Bağaleşme,Fındıklı mevkiilerine […]

15 Kasım 2014 Cumartesi - 1310 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

Köylerimizde tabiiki bugünkü gibi , az sayıda kişi yaşamıyordu.Filmler de veya dizilerde olduğu gibi özellikle Karadeniz de görüldüğüne kanaat getirdiğimiz bu kültürün aslında yıllarca köyümüzde nasıl yaşandığını daha güngörmüş kişilere sorarak öğrendik.”Yayla” deyince hemen yaşlılarımız bir of çekiyor.Neler yaşadık evladım diyerek devam ediyor.Ve anlatmaya başlıyor..
Köy ilkbaharın başlangıcıyla farklı bir değişime ve taşınmaya hazırlanıyor.Ayavacık,Köktaşardı,Bağaleşme,Fındıklı mevkiilerine kurarsınız yaylanızı. Küçük baş ve büyük baş hayvanı olanlar hayvanlarını alarak köy dışında ki daha otluk yerlere götürüyorlar.Orada yaptıkları barakalara ufaktan bir küçük ev havası veriliyor.Yaylanın ufak olan alanı da içi kendi içinde ikiye ayrılıyor.Bir kısmı sütlük denilen sütlerin ve kaymakların konulduğu yer,Bir kısmı da yatılan ve oturulan yer .Evin gelini ,kızları veya evin annesi gece hayvanlarıyla sabahlar hem de bekçilik yapmış olur; sabah onları sağıp sütlerini aldıktan sonra dağlara salar.Sütlerini alıp yerleştirdikten sonra çocuğu varsa beşiği sırtında yaklaşık bir saat köye gider.Ya da orak mevsimi ise orak tarlasına çalışmaya.İkindi namazından sonra tekrar 1 saat gidip yaylaya gelmiş olur.Geceleri tabiiki yalnız olunsa korkulur fakat, yaylalar birbirine yakın olduğu için hem birbirine arkadaş olunuyordu.Hatta birbirlerine gezmeye dahi gidilir bu şekilde zamanda geçmiş olurdu.Yapılan bunca emekten sonra hayvanların artık yatiştiğine inanıldığında veya satacaklarında cambaz denilen hayvan alıcıları yaylalara gelir orada pazarlık yapılırdı.
Yaylaların tek özelliği hani yemek proğramlarında hep söylerler.Hayvanlarımız dağlarımızın kekikleri ve o güzel havasında yetişen otlarları yiyerek büyürler. Aynı zamanda hayvan sürekli gezdiği için yağ olmuyor .O yüzden etlerimiz daha lezzetli.Aynen öyle damdaki hayvan ile dağda dolaşan hayvan arasında büyük farklar oluyordu .Birde hayvanlar o kadar mesafeyi boşu boşuna katetmemiş oluyordu.
Güzel bir adetmiş,orada olup yaylada bir bardak soğuk ayranlarından veya sıcak mis gibi sütlerinden içseydim dediğinizi duyar gibiyim.Biz de anılarıyla avunalım…imagesO2B4K0GC

imagesHT113KRK

imagesXGVSN8E4imagesHT113KRKimagesXGVSN8E4

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sayfalar

zmir Tasarmzmir Tasarm